Mimoza çiçeğinin hikayesi ve 2017 Nobel Ödülü

May 15, 2020 by

Prof. Dr. Temel Yılmaz, biyolojik saat hakkında bilinmeyenleri anlattı.

Mimoza çiçeği gündüzleri açar, gece kapanır. Bu ritim hiç şaşmaz. Günün birinde bir bilim insanı mimoza çiçeğini alıp gün boyu karanlıkta tutuyor, sonra görülüyor ki karanlıkta olsa da mimoza çiçeği gündüze eş değer saatlerde açıyor, gece saatlerinde kapanıyor. Bu hikâye, mimoza çiçeğinin bir biyolojik saati olduğu şeklinde yorumlanıyor. Bu gözlemden uzun yıllar sonra bu ritimden bilim insanına bir Nobel geleceğini kim bilebilirdi ki?

Biyolojik saat
Biyolojik saat, metabolizmanın belirli zaman aralıklarında ritmik çalışma mekanizması. Buna “circadian ritim” deniyor. Latince “circa” etrafında dönen, “diem” günlük anlamında. Günlük, düzenli aralıklarla tekrar eden fizyolojik aktivitelere “sirkadiyen ritim” adı veriliyor. Bir günden daha kısa süreli zaman dilimlerinde tekrarlayan metabolik aktivitelere “ultradiyan ritim” deniyor. Kalbin aksamadan dakikada 60-80 kez atması buna bir örnek. Bir günden daha uzun sürelerle tekrarlanan aktivitelere ise “infradiyan ritim” adı veriliyor. Aylık mensturasyon (âdet) ritmi en güzel örnek.

Nobel getirdi
Bu yıl insan vücudunun biyolojik saatini inceleyen ve bunu kontrol eden moleküler mekanizmaları ortaya çıkaran üç ABD’li bilim insanı, Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young 2017 Nobel Tıp Ödülü’ne layık görüldü. Yakın zamana kadar vücudun biyolojik saatiyle ilgili birçok aydınlanmayan nokta vardı. Bilim alanında vücudun saati ile astroloji aynı düzeyde bilinmeyen sanılıyordu. Üç bilim insanının meyve sinekleri üzerinde yaptıkları çalışmalar, bugüne kadar bilinmeyen birçok sırrı ortaya çıkardı.

ALINTI

Related Posts

Tags

Share This

Bir Cevap Yazın

Şifre Sıfırlama
E-posta adresinizi girin. E-posta ile yeni bir şifre alacaksınız.